GÜNDEMİ TAKİP EDELİM

spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Kasım 2013 Pazartesi

Günlük

SELAM :)
Az önce okuldan geldim.Hemen blogumun başında buldum kendimi.Birazcık gün içerisinde yaptıklarımdan ve yapacaklarımdan bahsedeyim dedim.
bugün okuldan erken çıktım.Gerçi rutin günlerdendi ama bağırmaktan boğazım ağrımış şuan hissedebiliyorum :)Yarın daha da yoğun olacak nöbet varrr kurs varrr :(ayyy bir de yoğurt yapcam onu unutmuştumm.7/24 mesai oldu benimkisi.
 Eve gelip Türk filmi açıp kahvemi aldım elime:)birazdan da ne zamandır elimde olan Dan BROWN ' un Cehennem adlı kipatını okuyacağım kısmet olursa.Bugün tarif vermicem haftasonu hazırladıklarım bitmedi çünkü.Ama önceden hazırlamış olduğum tariflerden akşam bir sürpriz yayınlarım belkim bakalım.
Kitap demişken Canan Tan'ın En Son Yürekler Ölür adlı kitabında çok sevdiğim bir bölüm vardı.Ölüdeniz'in efsanesini anlatmış.Birden aklıma geldi.Sizlerle de paylaşayım.
Ortaçağda Suriye ve Mısır'dan kalkan gemiler Yunanistan ve Oniki Adalar'a mal taşırlarken buralardan geçerlermiş.Gemileri için gerekli olan suyu da bu koylardan alırlarmış.
Günlerden bir gün suyu biten teknelerden birinin yaşlı kaptanının genç ve yakışıklı oğlu su almak için geldiği bugünkü Belcekız Koyu'nda,güzeller güzeli Belcekız'la tanışır.O kadar güzeldir ki Belcekız,genç kaptan görür görmez aşık olur bu Yörük kızına.Belcekız'ın içi de bir hoş olmuştur genç kaptanı görünce.O günden sonra,koyu çepeçevre saran dağların yamaçlarında genç kaptanın gelişini özlemle bekler Yörük kızı.Genç kaptan su alma bahanesiyle koya geldikçe sık sık buluşmaya başlarlar.
Bir gün baba-oğul iki kaptan bu koyun açıklarında fırtınaya tutulurlar.Genç kaptan,Belcekız'la buluşmalarından bu koyun bütün özelliklerini bilir.Dağların arasında rüzgarsız,kapalı,küçük bir koyun daha olduğunu,oraya sığınabileceklerini söyler babasına.Ancak oğlunun gönül macerasını bilen yaşlı kaptan,onun kızı görmek uğruna gemiyi parçalayabileceğini düşünerek kabul etmez.Aralarındaki tartışma öyle çetin bir kavgaya dönüşür ki yaşlı kaptan tam kayalıklara çarpacaklarını sandığı anda,bir kürek darbesiyle oğlunu denize atar.O an denizin çarşaf gibi dümdüz,rüzgarsız bir koya açıldığını görür ama,iş işten geçmiştir...
Tepedeki kayalıkların üzerinde sevgilisinin gelişini bekleyen Belcekız,onun öldüğünü görünce kendini kayalıklardan aşağı bırakır.
O günden sonra güzeller güzeli Yörük Kızı'nın canına kıydığı koya Belcekız,genç kaptana mezar olan diğer koya Ölüdeniz adı verilir.

Ne güzel bir hikaye değil mi..Allah bizede efsane aşklar nasip etsin diyeliiimmm..

Birazdan spora gidicem.Allahımmm çooookkkk yoğunum çokkk:)
sizlere iyi okumalarrr bana iyi sporlarrrrrr
HOŞÇAKALIN...